+ Evanescence Türkiye Fan Sitesi » Diğer Konular » Mustafa Kemal ATATÜRK
 ATATÜRK'ÜN ÖLDÜĞÜ AN ÇEKİLEN FOTOĞRAFI VE 15 YIL SONRA TABUTUNUN AÇILDIĞI O AN..

Kullanıcı Adı: Sürekli Bağlı Kal
Şifre:
Ana Sayfa Yardım Giriş Yap Kayıt
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: ATATÜRK'ÜN ÖLDÜĞÜ AN ÇEKİLEN FOTOĞRAFI VE 15 YIL SONRA TABUTUNUN AÇILDIĞI O AN..  (Okunma Sayısı 5175 defa)
« : 08 Ağustos 2008, 11:52:56 »
the big ticked
Full Member
***



EvaPower 1
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 138



   
 ATATÜRK'ÜN ÖLDÜĞÜ AN ÇEKİLEN FOTOĞRAFI VE 15 YIL SONRA TABUTUNUN AÇILDIĞI O AN...

.
ATATÜRK'ÜN ÖLDÜĞÜ AN ÇEKİLEN FOTOĞRAFI
Bu Resim Ulu Önder Atatürk'ün 10 Kasımda Vefaat Ettiği Zaman Çekildiği İddaa Ediliyor



Logged



« Yanıtla #1 : 08 Ağustos 2008, 11:54:57 »
the big ticked
Full Member
***



EvaPower 1
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 138



 VE 15 YIL SONRA TABUTUNUN AÇILDIĞI İŞTE O AN...

ATATÜRK ün TABUTUNUN AÇILDIĞI İŞTE O AN...

Ulu Önder M.K.ATATÜRK'ün Tabutunun Açıldığı Gün;İşte,O an... 15 Yıl sonra 09 KASIM 1953
Bu güzel yazıyı sonuna kadar okumanızı arz ederim.
Kefen sıyrıldı ve...Özel solüsyonla ıslatılmış pamuk kitlesi kaldırılınca Ata'nın yüzü ortaya çıktı. Derisi kahverengi bir hal almış, ama hatları bozulmamıştı.Sanki uyuyordu...
8 Kasım 1953 Pazar gecesi saat 23.00'da Prof. Dr. Kamile Şevki Mutlu'nun ev telefonu çaldı. Prof. Mutlu, Ankara Tıp Fakültesi Histoloji ve Ambriyoloji Kürsüsü Başkanı'ydı.Patalogdu. Arayanise Ankara Valisi Kemal Aygün'dü...
Aygün, "Hocam" dedi, "10 Kasım günü Atamızın naaşını Anıtkabir'e taşıyacağız. Bunun için bir komite kurduk. Naaşı geleneklere uygun olarak toprağa defnedeceğiz. Ancak bozulmadan korunduğunu belgelemek için muayene etmenizi rica
ediyoruz."Prof. Mutlu önce reddetti. Mutlu, o sırada 40 derece ateşle yatıyordu.Hastalığını gerekçe göstererek bu görevi bir başka meslektaşının yapmasını rica etti.Ancak Vali Aygün ısrarcıydı: "Ben sizi sarar sarmalar götürürüm,bu tarihi bir görev" dedi. Mutlu kabul etti ve 9 Kasım sabahı... Etnografya Müzesi'ne gitti. Başbakan Adnan Menderes oradaydı.Meclis Başkanı Refik Koraltan ve eski başkan Abdülhalik Rendada...Mutlu,görevden affını istemekle ne büyük hata ettiğini o zaman anladı.
Gerçekten tarihi bir tanıklıktı bu...Ata'nın gül ağacından tabutu, 4 Kasım günü, geçici kabrinden çıkarılıp müzenin holündeki mermer katafalka konulmuştu. Bir hafta boyunca sırayla öğrenciler, subaylar ve generaller katafal başında nöbet tutmuştu. Nihayet tabutun açılma günü gelip de komite üyeleri tamam olunca Prof. Kamile Mutlu "Başlayın" talimatını verdi.Bunun üzerine tabutun vidaları söküldü. Tahta tabutun içinde madeni bir sanduka bulunuyordu. Bu sandukada gaz birikmiş olma ihtimali düşünülerek önce bir burgu ile delik açıldı. Gaz ya da koku çıkmadı.Sanduka talaş doluydu.Sandukanın içi, muhafaza solüsyonu ile ıslatılmış tahta talaşı doluydu.Bu talaş, naaşın ayak yönüne doğru toplandı. Talaşın arasında,ağzı kapalı ve içi sıvı dolu bir şişe bulundu. Bu,cesedi muhafaza için kullanılan solüsyondan bir numuneydi. Üzerinde terkibi yazılıydı.Ata'nın naaşı beyaz kefene sarılmış, sonra kahverengi bir muşambayla kaplanmıştı.Sargıları açmaya başladılar. Herkes nefesini tutmuştu. Çünkü, "Naaş çürüyüp bozulmuş, çıkan gazlar tabutu patlatmış,nöbetçi er, kokudan bayılmış" diye bir sürü söylenti geziniyordu. Ve 15 yıl sonra ilk kez Ata'nın yüzünü göreceklerdi.Kefenin sargıları aralanınca Prof. Kamile Şevki Mutlu, orada bulunanların yardımıyla katafalka çıktı ve Atatürk'ün yüzüne baktı. Ata'nın derisi kahverengi bir hal almış, ama yüz hatları bozulmamıştı. Menderes sapsarı olmuştu.Prof. Mutlu, gördüğü tabloyu daha sonra şöyle anlatacaktı:"Yüzünü örten ıslak pamuk kitlesi kaldırılınca Ata'nın heykel gibi duran yüzü ile karşılaştım. Uzun sarı saçlarından ince bir tutam, sol göz kapağının üzerine düşmüştü. Atatürk, Dolmabahçe Sarayı'ndaki yatağında uyuyor gibiydi."Prof. Mutlu, kenarda bekleyen komite üyelerini tabutun başına çağırdı. Onlar da tek tek tabutun içine baktılar.En başta Başbakan Adnan Menderes vardı.Koyurenk takım elbisesi içindeki Menderes de yanındakilerin yardımıyla katafalka çıktı,ürkek bir şekilde aşağı,tabuta doğru baktı.O an ne olduğunu Prof.Kamile Mutlu'dan aktaralım: "Menderes çok heyecanlandı.Rengi sapsarı oldu. Bir de baktımki, müzenin kapısına doğru gidiyor. Atatürk'ün yüzüne bakmadı.Tahmin ediyorum, kendinde o kuvveti bulamadı. En sona Abdülhalik Renda kalmıştı. O da Ata'yla karşı karşıya gelir gelmez tabutun yanına yığılı verdi.Salondaki herkes Atatürk'ü tek tek gördükten sonra naaş,tekrar solüsyonla ıslatıldı. Ata'nın başı pamuklarla örtüldü ve vücudu beyaz kefenle sarıldı. Bu sırada bir komiser,orada görevli adli tıp doçenti Dr.Cahit Özen'in yanına yaklaşıp avucunda taşıdığı bir kâğıdı gösterdi ve şöyle dedi:"Bu kâğıdı,Atatürk'ün hemşiresi Makbule Hanım gönderdi.Kefenin içine Atatürk'ün göğsü üstüne konmasını istiyor."Doç.Özen, kâğıda bir göz attı. Eski Türkçe bir şeyler yazılıydı."Böyle bir kâğıdı Atatürk kabul etmez. Bize kızar, darılır" dedi.Komiser kâğıdı katlayıp cebine koydu ve uzaklaştı. Bütün işlemler bittikten sonra salonda bulunanlar naaşın iki yanından geçip hep bir ağızdan Besmele çektiler ve cesedi yeni tabuta yerleştirdiler. Bu tabut da 15 yılı içinde yattığı büyük gül ağacı tabutun içine konuldu. Üzeri Bayrakla örtüldükten sonra kapağı kapatıldı.Ve 10 Kasım sabahı, Ata'nın naaşı 15 yıl önce onu Dolmabahçe'den Ankara'ya taşıyan top arabasına yerleştirilip son durağı olacak Anıtkabir'e taşındı.Artık ebediyen oradak alacaktı...
Atatürk'ün tabutu,Menderes'in huzurunda açılmıştı.Ata'nın 15 yıl Etnografya Müzesi'nde bekletilen naaşı,12 askerin omuzları üzerinde oradan alınmış ve 136 asteğmenin çektiği bir top arabası ve matem marşı eşliğinde Anıtkabir'e taşınmıştı.
Radyodan naklen yayımlanan o görkemli tören, en az 15 yıl önceki kadar hüzünlüdür.Ancak o törenden hemen önce yaşananlar, Tarihçilerin pek ilgisini çekmemiştir. Bilindiği gibi, Anıtkabir yapılana dek, Atatürk'ün naaşının korunabilmesi için "tahnit" denilen bir işlem yapılmıştı.Gülhane Patolojik Anatomi profesörü Dr. Lütfi Aksu tarafından gerçekleştirilen bu işlem sırasında naaşa, şırıngayla özel bir formül enjekte edilmiş ve üzerine formüllerin yapıştırıldığı iki küçük ilaç şişesi, Ata'nın koltuk altlarına yerleştirilmişti. Bu işlem sayesinde Ata'nın naaşı da...
-Diyelim bugün Lenin'in mozolesinde olduğu gibi
-Öldüğü günkü haliyle korunabilirdi. Ancak İslam dini, ölünün defnini şart koştuğundan,geçici tahnitin bozulması şarttı.
Nakilden önce, bu işlem için bir komite kuruldu. O komite,törenden bir gün önce, Başbakan Adnan Menderes'in huzurunda Atatürk'ün tabutunun açılmasını kararlaştırdı.Tabut açılınca tahnit bozulacak ve ceset çürümeye başlayacaktı.Bir başka deyişle Atatürk'ün (mumyalanmış gibi) korunmuş naaşını son görenler, o törene katılanlar olacaktı. Atatürk'le ilgili belgesel çalışmaları sırasında o törene katılanların bir kısmıyla konuşmuştuk.Bu yazıda yer alan bilgilerin bir kısmı o tanıklıklara, önemli bir bölümü ise değerli Atatürk araştırmacısı Prof. Dr. Utkan Kocatürk'ün, Prof.Dr. Kamile Şevki Mutlu ile yaptığı sohbetten aktardıklarına dayanıyor. Ata'nın yarım asır önceki son yolculuğu, sanırım bu ayrıntılarla daha da ilginç bir boyut kazanıyor.Atatürk'ü son görenler anlatıyor:Yüzünde iki günlük sakal vardı' Osman Ersoy ve Halide İntepe, 10 Kasım 1953'te Etnografya Müzesi'nde asistan olarak çalışıyorlardı. O yüzden 50 yıl önceki o töreni ve tabutun içindeki Atatürk'ü son kez görme fırsatı buldular. İzlenimlerini şöyle anlattılar:
OSMAN ERSOY: "Sağlığında görmemiştim Atatürk'ü... Korkunç heyecanlıydım. Biz çalışanlar, asistanlar, memurlar sıra ile katafalka çıktık. Oldukça sararmış ve küçülmüş bir çehre... 1 - 2 günlük sakalı vardı. Kaşları fevkalade iyi şekilde fark ediliyordu." ' Gözleri aralıktı'
HALİDE İNTEPE: "Tabut kapanmadan en son gittim baktım. Başı yana doğru eğikti. Yüzü hiç bozulmamıştı. Azıcık sakalları çıkmıştı. Haniinsan hasret giderek ölürse, gözleri aralık kalırmış ya, öyle aralıktı gözleri... Ama bir ölü yüzü yoktu. Uyuyor gibiydi."

Nefeslerin tutulduğu an...
Tarih: 10 Kasım 1953. Mermer lahit sökülmüş, betonlar kırılmış, tabutu kaldıracak zincirli makaralar lahit salonunun tavanına yerleştirilmişti. Cumhurbaşkanı Celal Bayar, Meclis Başkanı Refik Koraltan, Başbakan Adnan Menderes ve devletin en üst düzeyi, tabutun çevresindeler...

Kız kardeşinin gözyaşları
Atatürk'ün kızkardeşi Makbule Atadan, başını tabuta dayıyor ve dakikalarca öyle kalıyordu. Belki çok uzaklarda, Selanik'te kalan günleri yâd ediyor; belki de ağabeyinin ruhuna dualar gönderiyordu.

Tabut ortaya çıkıyor
Lahtin üzeri tamamen açılmış, Atatürk'ün cenazesini 15 yıldan beri muhafaza eden kurşun tabut ortaya çıkmıştı.

Dinler, Anıtkabir yolunda...
Türkiye'deki bütün dini cemaatlerin temsilcileri cenaze arabasını takip ediyorlar. Ermeni, Yahudi, Katolik ve Rum temsilcilerle beraber zamanın Diyanet İşleri Başkanı kortejle yürüyor.

Atatürk'ün tabutu birazdan salona çıkartılmış olacak.
Cumhurbaşkanı Celâl Bayar, Meclis Başkanı Refik Koraltan, Başbakan Adnan Menderes ve devletin en üst düzeyi tabutun çevresindeler...


Tabut salonun zeminine yerleştiriliyor
Adnan Menderes birazdan 'Hanımefendi, buyurunuz' diyecek ve Atatürk'ün kızkardeşi Makbule Atadan'ı tabutun yanına götürecek...

Mermer lâhid sökülüyor.
Sonra betonlar kırılıyor ve tabutu kaldıracak olan makaralar lâhit salonunun tavanına yerleştiriliyor.

Makbule Hanım hıçkırıklar içinde takip ediyor.
Etnografya Müzesi'nden Anıtkabir'e doğru yol alan korteji, Makbule Hanım hıçkırıklar içinde takip ediyor.
Son saygı duruşu
Üniversite gençliği, Atatürk'ün Etnografya Müzesi'nde son saygı duruşunu yapıyor.
Logged



« Yanıtla #2 : 08 Ağustos 2008, 12:55:49 »
Living Sacrifice
Lost çok bozdu bayağı bozdu lost!!
Global Moderator
*



EvaPower 9
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1089


WWW

Paylaşım için gerçekten çok teşekkür ederim..tüylerim diken diken oldu yaa Cry
« Son Düzenleme: 10 Ekim 2008, 16:11:38 Gönderen: Living Sacrifice » Logged

« Yanıtla #3 : 10 Ekim 2008, 15:57:55 »
Snow White
Pianist
Hero Member
*****



EvaPower 16
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 574



Çok teşekkürler hepsini okudum ve Ata'mızın gözünün açık gittiğinin bir kez daha farkına vardım.
Logged

« Yanıtla #4 : 10 Ekim 2008, 20:35:40 »
Silent Scream
Hero Member
*****



EvaPower 18
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1158

ℓєανє мє αℓσηє..!


WWW

Paylaşım için gerçekten çok teşekkür ederim..tüylerim diken diken oldu yaa Cry
Kesinlikle benimde öyle.. Çok saol ..
Logged

« Yanıtla #5 : 10 Mart 2009, 11:41:08 »
evan
Yeni Üye
*



EvaPower 0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 22

kendimi yormadan ulaşsam sana dokunsam ruhuna



Gerçekten çok teşekkürler  cansız bedeninde bile asalet var gözlerinin açık gitmesi beni çok üzdü ama kapanabilecek gözler değil zaten gözleri ,hep birşeyler yapmak istemişti her an her saniye hala  yapacakları vardı.
Logged

amyleeeeeewindtifone
« Yanıtla #6 : 25 Ocak 2010, 16:16:25 »
amylee-brit
Hero Member
*****



EvaPower 40
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2073

My heart is broken...


WWW

maalesef millet olarak O'nun Türkiye'sine sahip çıkamadık bu fotoğrafı görünce aklıma ilk gelen sözler bunlar oldu
Logged

All the little pieces falling, shatter.
Shards of me,
Too sharp to put back together.
Too small to matter,
But big enough to cut me into so many little pieces.
If I try to touch her,
And I bleed,
I bleed,
And I breathe,
I breathe no more.
« Yanıtla #7 : 03 Temmuz 2010, 19:57:43 »
rock_sry
Jr. Member
**



EvaPower 0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 87



maalesef millet olarak O'nun Türkiye'sine sahip çıkamadık bu fotoğrafı görünce aklıma ilk gelen sözler bunlar oldu

O'nun Türkiye'sine sahip çıkamadık  Cry
Logged

amy lee.
« Yanıtla #8 : 05 Ağustos 2010, 23:25:34 »
-OkaN-
Sr. Member
****



EvaPower 7
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 422



kelimelerle ifade edilemeyecek bir hüsran benim için
Logged


...
My loveless life
I'm lost in you tonight
Waiting for you to turn around
Only to tear the whole world down.
My darkest night
Your arms that hold me tight
Waiting for you to turn around..
« Yanıtla #9 : 12 Ağustos 2010, 16:08:46 »
antika2305
Hero Member
*****



EvaPower 2
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 755

Ghost of Sparta



Ne yazık...
Logged


Ya olduğun gibi görün,ya da gözüme görünme!
« Yanıtla #10 : 30 Ağustos 2010, 10:53:46 »
evasil
Jr. Member
**



EvaPower 0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 71



Büyük Atatürk'ün ufulünden dolayı teessürümüz o derece derin ve sonsuzdur ki, bunu ifade etmek için kelime bulamıyorum. Çünkü Atatürk gerçekten bir kahramandan öte idi.
    Paylaşım için teşekkürler..
Logged




                                                         The Girl On Fire
« Yanıtla #11 : 30 Ağustos 2010, 20:10:45 »
!d!L
Hero Member
*****



EvaPower 10
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1266

Hold on , little girl ♥



insan söyliycek söz bulamıyor böyle bir şey karşısında.. Cry Cry Cry
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Evanescence Theme Design by Turklord