« : 05 Ağustos 2011, 17:22:04 » |
|
amylee-brit
|
 |
|
|
Kült grubun solisti Amy Lee ile büyük dönüşleri, ilginç epik müzikleri ve siyasetle ilgili çok özel bir röportajda buluştuk.
20 milyondan fazla albüm satan, 35 ülkede altın veya platin plak kazanan, Grammy ödüllü Evanescence müzik dünyasının büyük isimlerinden biri. Büyük patlama yapan ilk albümleri Fallen sekiz yıl önceydi. Şimdi grup yeni bir yaklaşımla, gotik, alternatif rock ve nu metal arasında karakteristik bir müzik yapıyor. Evanescence'ın aynı isimli üçüncü stüdyo albümü 11 Ekim'de yayınlanacak ve ilk single "What You Want" Ağustos ayında piyasaya çıkacak.
Avusturya medyası albümün bir bölümünü dinlemekle kalmadı (müzikleri daha rock, daha sert, ancak yeni Evanescence da eskisi gibi epik), Amy Lee ile özel bir röportaj yaptı. Karizmatik solistle genel olarak yeni albüm, müzik ve müzik endüstrisinin nasıl kurtulabileceği hakkında neşeli bir şekilde konuştuk. Ancak siyaset hakkında konuşurken Lee o kadar da mutlu değildi... Manuel Simburger: Merhaba Amy, nasılsın? Amy Lee: Teşekkür ederim, ya siz? MS: Güzel, teşekkürler. Öğle yemeğinden geliyorsun, değil mi? Amy: (Gülüyor) Evet, çok lezzetli bir tavuklu sezar salatası vardı.
MS: Müzik hakkında konuşalım. Son albümünüz The Open Door beş yıl önce çıkmıştı. Bu kadar uzun süre sonra dönmek nasıl bir duygu? Amy: Harika, bizim için doğru zaman. Hayranlarımızın sonunda yeni şarkıları duymalarını istiyorum, onları çok özledim. Grup ve ben albüm için birkaç yıldır çalışıyoruz, sonunda bunu dünya ile paylaşabilecek olmak çok rahatlatıcı.
MS: Sadece hayranları değil, gazetecileri ve medyayı da özledin mi? Amy: Beni yakaladın! (Gülüyor) Röportaj vermek benim favori eğlencem değildir. Ama yeni şarkımız için videoyu dün çektik. Farklı yerlerde, farklı kıyafetlerle. Sanatçı olarak çeşitli yerlerde eğlenceli bir atmosfer yaratmaya çalışıyorum.
MS: Neden şu an geri dönüş için mükemmel bir zamanlama? Amy: Ben müzik, sanat söz konusu olduğunda fazlasıyla mükemmeliyetçi oluyorum. Ben şimdiye kadar hiçbir şeyi en iyi olduğunua %100 karar vermeden yayınlamadım. Ben sadece geri dönüş olsun d,ye dönmüyorum. Ben müzikle hayranları birkaç dakika için büyük bir epik yolculuğa çıkarmak ve farklı dünyalara kaçırmak istiyorum. Eğer bu oluşmazsa, şarkı yayınlamaya hazır değilimdir.
MS: Yeni abüm üzerinde bu kadar uzun çalıştınız mı? Amy: Müziğin oluşması zaman alıyor, şarkılar mükemmel. Albümün son rötuşlarını henüz yapmadık, ancak sonuçtan memnunum.
MS: Yeni albüm için şarkıları duyduğumda gerçekten anladım, Evanescence çok farklı, bunu biliyoruz... Amy: Bu doğru. Sadece bir sanatçı olarak değil, bir birey olarak da beni mutlu ve tatmin edecek bir müzik yapmak istiyorum. Biz iPod'u size veririz, şarkıları dinlersiniz, ancak bazı değişiklikler olur. Bir grup olarak, yetenekle birlikte mükemmel müziği yaratmak zorunludur. 15 yaşımdayken "My Immortal"ı yazmıştım, bugün o zamandakinden farklı şeylerden ilham alıyorum. Bu hayat ve müzik de bu nedenle değişip gelişiyor. Bununla birlikte kalp, duygu ve Evanescence'ın kökleri yeni albümde varlığını koruyor.
MS: Yeni albümü kaydederken eğlendiğiniz kabul etmekten nefret ettiğiniz doğru mu? Amy: Aslında eğlenceli bir sürü şey vardı. Ama ben söz olarak "eğlenceli" derken, piyano sololarıyla kuvvetli gitar rifflerinin karışımından bahsediyorum. Yani "Tralala" eğlencesi değil. (Gülüyor) Önceki albümlerden farklı olarak bu albüm ilk kez tüm grupla yazıldı ve bu benim için büyük bir değişimdi. Farklı fikirlerin farklı yönlerde hareket etmesi, her zaman kolay değildi. Ancak grup bu şekilde canlı sesi yakalamayı da başardı. Evanescence bu şekilde daha güçlü, daha fazla zorlansak da. Bu müzikte sadece ben yokum!
MS: "Ben" olmaktan söz açılmışken, müzik piyasası yoğun bir şekilde Lady GaGa'dan etkileniyor. Siz bu durumda kendinizi bir yabancı gibi hissediyor musunuz? Amy: Grupla bu konuda çok konuştuk. Günümüzde radyoda güzel şarkı bulmak iyice zorlaştı. Bir şarkı sadece duyguları harekete geçirmemelidir, ben ressamın kendi duygularını da hissetmek istiyorum, o şarkının nasıl son haline geldiğini anlamalıyım.
MS: Parti şarkıları sizin için bir şey ifade etmiyor mu? Amy: Dans edebileceğiniz, gerçekten iyi bir şarkıya itirazım yok. Bu eğlenceli, bende de bu tarz gizli zevkler var! Müziğim de dramatik ve tutkulu olabilir, ama ben şahsen bir drama kraliçesi değilim. Aslında çok komik ve sosyal biriyim! (Gülüyor) Müziği kendim için yaparım ancak dünyanın geri kalanını da buna bağlamak mümkün olmalıdır - ve bunu en iyi duygularla başarabilirim!
MS: Hala insanların harika müziği duymak için bir isteği var mı? Amy: İstekleri olduğunu biliyorum. Müzik konusunda cesur olmak gereklidir. Bugün herkeste bir tek korku var - para kaybedip düşme korkusu. Dinlenmek için risk almalı ve farklı olmalısınız. Bizi farklı kılan ve Evanescence yapan şey gibi cesaret gerekiyor.
MS: Müzik endüstrisinin geleceğini nasıl görüyorsunuz? Amy: Öf adamım, zor soru! (Gülüyor) Kendini sanatçı olarak gören herkes bu konuda düşünmeli. Yakında gerçekten müzik yapmak imkansız mı olacak? Tüm müzik piyasası çökecek mi? Dünya hızla değişiyor ve müzik endüstrisi henüz orada tutunmak için bir yol bulmuş değil.
MS: Bir çözüm var mı? Amy: Ben geleceğe olumlu bakıyorum. Bence insanların müziğin değişmez, benzersiz bir şey olduğunu düşünmeleri değil dünyayla bağlantılı bir şey olduklarını düşünmeleri lazım. Müzik endüstrisi hayatta kalmak istiyorsa, daha fazla müziği takdir etmeli, artık sadece alışveriş yapmak ve paraya dönüştürmekten vazgeçmeli.
MS: Müzik endüstrisinin bir hayranıymış gibi durmuyorsun... Amy: Hayır, değilim! Bundan nefret ediyorum! Herkesin zihninde sadece para var. Her şey müzik ve sanat çerçevesinde olmalı. Bunu müzik olarak algılayın, iş değil!
MS: Konuyu değiştirelim: İlk albümleriniz Fallen ve The Open Door çıktığında dünya tamamen farklı bir yerdi. Facebook yoktu, George W. Bush Amerika başkanıydı, Usame bin Ladin hala hayattaydı. Bu olaylar sizin müziğini ne kadar etkiler? Amy: Aslında, fazlasıyla sınırlı ölçüde. Ben şarkı yazarken dünyaya bakmam, kendi içimden beslenirim. Dünyadaki ekonomik durumlar hakkında şarkı yazmıyorum.
MS: Son zamanlarda sizi etkileyen bir olay oldu mu? Amy: Bu yılın başlarında Japonya'da yaşanan deprem ve tsunami bizi şok etti, şarkıları yazarken bir şekilde beni etkiledi. Bu tür trajik olaylar, bizim kontrolümüz dışındaki çevresel şeyler çok zorluyor. Bunun dışındaki her şey birden önemsiz kalıyor. İnsanın ölümlülüğünü hatırlatıyor, kendini daha fazla insan hissediyorsun. Ve bunu kelimelere dökmek kurbanlarla aramızda bir şekilde bir bağ kuruyor. Bu konu bana ilham veriyor.
MS: Siyasetle ilgileniyor musunuz? Amy: Bir yetişkin olarak tabi ki bilgiliyim, ancak dürüst olmak gerekirse siyaset beni fazla ilgilendirmiyor. Haberler yerine karikatürleri okumayı tercih ediyorum! (Gülüyor)
MS: Son soru. Avusturya'yı düşününce aklınıza ilk ne gelir? Amy: Mozart. Klasik müziği seviyorum. Burada büyük bir kültür olduğunu biliyorum. Avusturya ve Almanya'da harika bir hayran kitlemiz var. Bence müzikte neyin önemli olduğunu anladığımızdan rahatça hayran kazanabildik! (Gülüyor)Röportaj: Manuel Simburger
Çeviri: amylee-brit
|
|
|
|
|
Logged
|
All the little pieces falling, shatter. Shards of me, Too sharp to put back together. Too small to matter, But big enough to cut me into so many little pieces. If I try to touch her, And I bleed, I bleed, And I breathe, I breathe no more.
|
|
|